Yerhamukallah Sonra Ne Denir? Hayatın İçinden Mizahi Bir Yolculuk
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve bana sorarsanız, tam anlamıyla bir espri makinayım. Arkadaş ortamında sürekli güldürmeye çalışırken, bir yandan da her şeyin fazla derinine inmeye çalışan bir kafa yapım var. Yani evet, insanlara “Yerhamukallah” demeyi çok iyi bilirim, ama sonra ne diyeceğimi hep unuturum. Hani böyle bir an olur ya, birinin hapşırdığı anda “Yerhamukallah” deyip hemen akabinde “pardon, ne dedim ben?” diyorsunuz. İşte bu yazıda, “Yerhamukallah sonra ne denir?” sorusuna hem eğlenceli hem de düşündürücü bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz.
Hapşıran Arkadaşımın Yanında Dururken
Bir gün, ofiste arkadaşım Ferhat bir anda hapşırdı. Hani o öyle güçlü bir hapşırış vardır ya, “aa gerçekten adam öldü herhalde” dedirtir. Neyse, Ferhat hapşırınca birden reflex olarak “Yerhamukallah!” dedim. Bunu dediğimi fark etmeden, salondaki herkesin bana bakmaya başladığını gördüm. Sadece bir saniye sürdü ama o saniyede kendimi o kadar gereksiz hissettim ki! İçimden düşündüm: “Hadi ama ya, bu kadar da olmayacak. Bunu nasıl unuturum?”
Her şey çok aniden gelişti. Ferhat hapşırdı, ben hemen Yerhamukallah dedim, sonra ne dediğimi düşündüm. “Ne demeliyim şimdi? Hadi bakalım, Allah kabul etsin mi desek? Yok, o çok resmi olur. Allah razı olsun da olur, ama o da tuhaf olur!” Herkesin gözleri bana dönerken, ben içinde kaybolduğum iç sesimin cümlesine tam geçiş yapamadım. Bir yanda hala hapşıran Ferhat, diğer tarafta garip bakışlarla bana bakan diğer arkadaşlarım vardı. Sonunda, gülerek “Amin” dedim ve işin içinden sıyrıldım.
Bir Başka Hapşırık, Bir Başka Kaos
Aynı durumu bir hafta sonra evde yaşadım. Bu sefer, annem hapşırınca reflex olarak yine “Yerhamukallah!” dedim. Ama bu defa biraz daha düşünerek. Zaten annem, sürekli “Bir şey söyledin mi?” diyerek bana bakıyor. Benim “Yerhamukallah” dememi de tanıdığı için anlayışla karşılıyor, ama bir yandan da bu kadar fazla insana aynı şekilde laf söyleyerek gülümsediğimi düşündüm. Çünkü her defasında “Yerhamukallah” deyip arkasından bir şey eklemeyi unuttuğumda, bir ‘sessizlik’ oluyor. Yani bir noktada kimse bu sessizliği bozmuyor, ama o an işin içinden nasıl çıkacağımı bilemiyorum.
O gün eve gittiğimde annem hapşırdı, ben reflex olarak yine “Yerhamukallah” dedim ve ardından ekledim: “Amin… Ya da bir şey, Allah kabul etsin mi diyorduk?” Sonrasında annem gülümsedi ve “Ne dersen de, oğlum, işin garip oldu biraz, ama neyse ki niyetin güzel” dedi. Sonra birden düşündüm: “Acaba neden bu kadar kafaya takıyorum?” Çünkü gerçekten bir şekilde hep doğru cümleyi kurmak istiyorum, ama bazen işler karışıyor.
Yerhamukallah Sonra Ne Denir? Peki, Hangi Duygusal Durumda Olmalısınız?
Yani, “Yerhamukallah” demek güzel, ama sonra ne demeliyim sorusu aslında bir anlamda insanların kendilerini nasıl hissettikleriyle ilgili. Tamam, hapşıran kişiye Allah sağlık versin diye içten bir şekilde “Yerhamukallah” diyoruz ama bazen bu kısa ama etkili ifadeyi söylediğimizde insanlar nasıl bir duygu hissediyor? Ben de bazen bunu çok merak ediyorum. Çünkü bazı arkadaşlarım, hapşıran kişiye gelen tepkiye öyle bir şekilde bakıyor ki, sanki o anda önemli bir dini ders anlatılıyor gibi bir hava var. Ve işte o an, benim kafamda bir soru doğuyor: “Acaba herkes gerçekten bu kadar derin düşünüyor mu?”
Bazen kendimi “Fazla düşünüyorum galiba” diye eleştiriyorum, ama sonra şunu fark ediyorum: Bu dünyada gerçek anlamda derin düşünmeden doğru bir şey söylemek çok zor. Her cümle biraz daha anlam kazanıyor, ya da kayboluyor. Özellikle “Yerhamukallah” demekle ilgili insanlar arasında çok farklı yorumlar var. Yani bir kısmı bunu çok doğru ve samimi bir şey olarak kabul ederken, diğer kısmı ise bu tür şeylerin gereksiz olduğuna inanabiliyor. Ama bence “Yerhamukallah” diyerek samimi olduğumuzu hissettirmek, aradığımız dostluğu biraz daha pekiştirmek gibi bir şey. O yüzden aklımdan geçen şunu dedim: “Bir sonraki hapşıranda ‘Yerhamukallah’ dememek için zorlanacağım, o kadar alıştım ki!”
İç Sesimle Konuşmalarım
İç sesimle her zaman daha fazla tartışıyorum. Çünkü bazen dışarıya yansıyan şeylerle içimdeki dünya uyuşmuyor. Bir gün bir arkadaşım hapşırınca ben yine “Yerhamukallah” dedim. Ama bir an içimdeki ses bana “Sonra ne diyeceksin? Sağlık, Allah kabul etsin, amin… Haydi, bakalım ne diyeceksin?” diye soruyor. O an, sadece gülüp geçiyorum. Çünkü bazen hayatı bu kadar ciddiye almamak lazım. Ama yine de, “Yani şunları doğru söylemem gerektiğini hissetmiyorum da değilim,” diyorum kendime. Yerhamukallah sonrası ne demeliyim? sorusu aslında basit bir cümle, ama insanı bazen o kadar kafa karıştırabiliyor ki!
Sonuçta: Bir Komedi ve Derin Düşünceler
Sonunda anlıyorum ki, “Yerhamukallah” demek aslında çok ciddi bir şey değil. Ama bazen insanlar bu konuda o kadar derinleşiyor ki, bu basit ama anlamlı cümleye bazen fazladan anlam yüklemeye çalışıyoruz. Sonuçta hapşıran bir insana iyi dileklerde bulunmak, samimi olmak demektir. Ne kadar zor olsa da, iç sesimi dinlemeyi bırakıp bir sonraki hapşıranda sadece basitçe “Yerhamukallah” demek, aslında her şeyin çok daha doğal ve güzel olmasını sağlıyor. Her seferinde de “Sonra ne denir?” sorusunun cevabını bulmaya çalışırken, aslında en güzel cevap, kendimizle dalga geçebilmekmiş gibi hissediyorum.