Hadi bakalım, sıkı durun! Bugün, oldukça ilginç bir soruyla karşınızdayım: Dünyanın en küçük köyü nerededir? Bunu sorarken, kafanızda bir “köy” tasarımı canlanabilir. O köy, muhtemelen birkaç evden, bir kütükten yapılmış bir okuldan ve belki de bir kahve dükkanından oluşuyor, değil mi? Ama sizi temin ederim, bu köy diğerlerinden çok ama çok farklı. Hazır olun, çünkü cevap sizi gülümsetebilir! Dünyanın En Küçük Köyü: Hutt River, Avustralya Evet, doğru duydunuz! Dünyanın en küçük köyü, Avustralya’da bulunan Hutt River adındaki minik bir yerleşim. Bir köyde olması gereken her şeyin olduğu söylenemez belki ama bu köy, dünyadaki en küçük unvanı elinde tutuyor. Hutt River,…
Yorum BırakSu ve Hikaye Yazılar
Şantiye Mühendisi Maaşı Ne Kadar? Psikolojik Bir Mercek Altında İnceleme Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamak, onları şekillendiren etmenleri keşfetmek her zaman ilgimi çekmiştir. İnsanlar, her ne kadar mantıklı ve hesaplı kararlar almaya çalışsalar da, çoğu zaman bilinçaltı süreçler, toplumsal etkiler ve duygusal durumlar kararlarını etkiler. Peki, bir mesleğin maaşı üzerine yapılan değerlendirmeler ne kadar mantıklı? Şantiye mühendisi maaşı, yalnızca finansal bir konu olmanın ötesine geçer. Bu, bir kişinin kimliği, değerleri, işine bakış açısı ve toplumsal bağlamı ile ne kadar ilişkilidir? Bu yazı, şantiye mühendisi maaşı üzerinden insan psikolojisini, özellikle bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji açılarından çözümlemeye çalışacak. Şantiye Mühendisi…
Yorum Bırakİzmir’in Adını Kim Koydu? İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Bir şehir, tarih boyunca hep bir anlam taşır; sadece coğrafi bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda gücün, ideolojilerin ve toplumsal ilişkilerin şekillendiği bir mekândır. Bu nedenle, bir şehri veya bir kavramı anlamak, bazen sadece onun tarihini okumakla kalmaz, aynı zamanda o şehri var eden güç ilişkilerini ve toplumsal dinamikleri de sorgulamayı gerektirir. Bugün, İzmir’in adını kim koyduğunu sorarken, bu soruya sadece dilsel bir açıdan değil, iktidar, kurumlar ve vatandaşlık bağlamında nasıl şekillendiğini de sorgulamamız gerekiyor. İzmir’in adının tarihi, şehrin kimliği, toplumsal yapısı ve hatta devletin şehirleri nasıl inşa…
Yorum BırakMerhaba dostlar — bugün “gerçekten yürümek mümkün mü?” sorusuyla yola koyuluyoruz: Aşil tendonu koptuğunda — bir kişi yürüyebilir mi? Bu yazıda hem bilimsel gerçeğe hem de insanî deneyimlere bakacağız. Hazırsanız, gelin birlikte keşfedelim. Aşil Tendonu Nedir ve Neden Bu Kadar Kritik? Aşil tendonu, baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan; yürüme, koşma, zıplama ve ayağı aşağı-itme (plantar fleksiyon) hareketlerini mümkün kılan en güçlü tendonlardan biridir. ([Vikipedi][1]) Normal yürüyüşte, topuk yerden kalkar, ayak bileği ve parmak uçları yardımıyla vücut ileri itilir. Bu itiş gücünü büyük oranda Aşil tendonuyla sağlarız. ([Cleveland Clinic][2]) O yüzden bu tendon hasar gördüğünde — özellikle tam bir kopmada —…
Yorum Bırakİyi Niyet Kuralının Koşulları Nelerdir? Antropolojik Bir Perspektiften Bakış Kültürlerin Çeşitliliği ve İyi Niyetin Evrensel Bağlantıları Kültürlerin çeşitliliği, insan davranışlarını anlamamız için bize sınırsız bir zenginlik sunar. Bir antropolog olarak, farklı toplumların ritüellerini, sembollerini ve topluluk yapılarındaki benzersizlikleri gözlemlemek, insanlığın ortak noktalarını keşfetmeye olanak tanır. İyi niyet, insani ilişkilerin temel yapı taşlarından biri olsa da, farklı kültürlerde farklı anlamlar taşır. Hangi koşullarda ve nasıl bir anlayışla iyi niyet ortaya çıkar? İyi niyetin sosyal ve kültürel bağlamda nasıl şekillendiğini, toplulukların kimliklerini nasıl yansıttığını ve insanlık tarihindeki ritüel ve sembollerle olan bağlantısını anlamak, bu soruyu ele almanın keyifli bir yolunu oluşturur. Bu…
Yorum Bırakİnsanın Kaderi Kimin Elinde? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikologun Meraklı Girişi Kader, zaman zaman tüm insanları derinden etkileyen bir kavramdır. Bir psikolog olarak, sıklıkla insanların bu soruya farklı tepkiler verdiğini gözlemlerim: Kimisi kendi kaderini tamamen kontrol edebileceğini savunur, kimisi ise her şeyin önceden belirlendiğine inanır. Peki, gerçekten de insanın kaderi tamamen dışsal bir gücün elinde mi? Yoksa bizler, kendi seçimlerimizle yaşam yolumuzu şekillendiriyor muyuz? Bu sorular, yalnızca felsefi bir tartışma konusu olmaktan çok, psikolojik bir açıdan da büyük önem taşır. Kader anlayışımız, kim olduğumuzu, nasıl davrandığımızı ve geleceğimizi nasıl şekillendirdiğimizi belirleyen bir etken olabilir. Bu yazıda, insanın kaderinin kimin…
Yorum BırakMerhaba sevgili okurlar! Bugün oldukça ilginç bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum: “108 madde nedir?” Bu soru, görünüşte basit gibi görünse de, aslında çok derin bir anlam taşıyor. Hem küresel hem de yerel bağlamda ele alınabilecek bu konu, farklı kültürlerin zenginliklerini, inanç sistemlerini ve toplumsal normlarını anlamamıza yardımcı olabilir. Eğer siz de kültürler arası bir yolculuğa çıkmak isterseniz, 108 maddenin derinliklerine inmeye hazır olun! 108 Madde: Kültürel ve Spiritüel Bir Anlam İlk bakışta, 108 rakamı bir matematiksel sayıdan öteye geçer. Birçok kültürde, özellikle Hinduizm, Budizm ve bazı Doğu öğretilerinde, 108 sayısı kutsal bir rakam olarak kabul edilir. Bu, sadece bir sayıdan…
Yorum Bırakİbn-i Sina Felsefesi Nedir? – Düşünceye Yolculuk Bir zamanlar, Orta Çağ’ın karanlıklarında ışıldayan bir zihin vardı. Bu zihin, sadece dönemin düşünsel sınırlarını zorlamakla kalmadı, aynı zamanda insana dair en derin soruları yanıtlamak için kendi yolu üzerinde ilerledi. O kişi, İbn-i Sina idi. Felsefesi, hem kendi döneminde hem de sonrasında etkilerini gösterdi. Bu yazıda, İbn-i Sina felsefesinin derinliklerine inmeyi, kökenlerini keşfetmeyi ve günümüzde hala nasıl yankılandığını anlamayı hedefliyoruz. Hayatımıza, modern felsefe, bilim ve düşünce sistemleri o kadar yerleşti ki bazen bunların temellerinin nereden geldiğini unuturuz. İbn-i Sina, sadece bir filozof değil, aynı zamanda bir bilim insanı, doktor ve psikolog olarak da…
Yorum BırakTere Nasıl Tüketilmelidir? — Yeşilin Gücünü Akıllıca Kullanmak Merhaba dostlar — bugün size, mutfaklarımızda sıklıkla rastladığımız ama genellikle “üzerinde durmadığımız” bir yeşilliği, Tere’yi farklı açıdan ele almak istiyorum. Tere sadece sade bir garnitür değil; doğru tüketildiğinde bedenimize, yaşam tarzımıza ve hatta gelecek yeme alışkanlıklarımıza dair güçlü bir mesaj taşıyabilir. Gelin, “Tere nasıl tüketilmelidir?” sorusunu birlikte derinlemesine inceleyelim. Terenin Kökeni ve Besin Değeri Tere, özellikle suya yakın nemli alanlarda yetişebilen, hafif acımsı ve biberimsi tadıyla dikkat çeken bir yeşilliktir. Vitamin ve mineral açısından zenginliğiyle öne çıkar: C vitamini, K vitamini; demir, kalsiyum, potasyum gibi mineraller içerir. ([Yeniçağ Gazetesi][1]) Bu özellikleri sayesinde…
Yorum Bırak“Riddet Ehli Ne Demek?”: Tarihî Kökenleri, Hukûkî Tanımları ve Güncel Akımların Işığında Giriş Bir antropolog merâkıyla farklı kültürlerin inanç pratiklerini, bireysel tercihlerle toplumsal yapılanmanın kesiştiği noktaları incelerken karşıma çıkan kavramlardan biri de “riddet ehli” ifadesi oldu. İnsanın inanç sisteminden dönmesi ya da terk etmesi üzerine düşünmek, yalnızca bireysel bir karar değil; aynı zamanda toplumsal, tarihî ve kültürel bağlamlarıyla ele alınması gereken bir süreçtir. Bu yazıda, “riddet ehli” ne demektir konusunu hem tarihî kökeni hem de çağdaş tartışmalarıyla birlikte açmaya çalışacağım. Tarihî Arka Plan: “Riddet” Kavramının Kökenleri “Riddet” (Arapça: ردّة), sözlük anlamıyla “dönme, geri çevirme, reddetme” gibi karşılıklar taşır. [1] Fıkıh literatüründe ise, bir…
Yorum Bırak