Meslek Kıdemi Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Değerlendirme
Meslek Kıdemi ve Toplumsal Yapı
Meslek kıdemi, bir kişinin çalışma hayatındaki deneyimini, işte geçirdiği süreyi ve bu süre zarfında elde ettiği bilgi birikimini ifade eder. Ancak, meslek kıdemi sadece bir sayıya indirgenebilecek bir kavramsal alan değildir. Bu kavramın arkasında, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamikler de yatar. İstanbul sokaklarında, toplu taşımada, ya da ofislerde yapılan sohbetlerde, meslek kıdeminin yalnızca bir iş süresi meselesi olmadığını sıkça gözlerimle görüyorum. İşyerindeki statüler, çalışanların aldığı saygı ve verilen fırsatlar, meslek kıdeminden çok daha fazla etkileniyor. Bu yazıda, meslek kıdeminin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl şekillendiğini anlatmaya çalışacağım.
Meslek Kıdemi ve Toplumsal Cinsiyet
Birçok işyerinde, meslek kıdemi aslında yalnızca işe ne kadar süre önce başladığınızı değil, aynı zamanda bu sürecin toplumsal cinsiyetle nasıl şekillendiğini de belirler. İstanbul’da, kadınların genellikle daha geç terfi ettiği ya da eşit derecede deneyime sahip olsalar bile erkeklerin daha fazla fırsat elde ettiği bir iş gücü yapısına sıkça rastlıyoruz. Özellikle sivil toplum kuruluşlarında, kadınların kıdemli pozisyonlara ulaşması, toplumsal cinsiyet eşitsizliği yüzünden daha uzun zaman alabiliyor.
Örneğin, meslek kıdemiyle ilgili bir durumda, aynı görevi yapan bir kadın ve erkek çalışanı ele alalım. Erkek çalışan, kadın çalışandan birkaç yıl daha önce aynı pozisyona gelse de, kadın çalışan aynı deneyimi çok daha erken bir aşamada kazanmış olabilir. Fakat toplumdaki cinsiyetçi algılar, kadının işyerinde eşit fırsatlar bulamamasına, dolayısıyla meslek kıdemiyle aynı seviyeye gelmesine engel olabilir. Bu durum, sadece bireylerin değil, kurumların ve toplumun da daha fazla sorgulaması gereken bir noktadır.
Çeşitlilik ve Meslek Kıdemi
Çeşitlilik, yalnızca cinsiyet değil, aynı zamanda ırk, etnik köken, yaş, engellilik durumu gibi faktörlerle de şekillenir. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi, bu çeşitlilik meseleleri de meslek kıdemini etkileyebilir. Birçok ofiste, kıdemli pozisyonlar genellikle belirli bir gruptan insanlarla sınırlıdır. Bu, meslek kıdeminin, belirli bir etnik gruptan ya da yaş grubundan kişilere daha kolay verilmesine sebep olabilir.
Özellikle genç çalışanlar için bu durum daha belirgindir. İstanbul’daki birçok işyerinde, 20’li yaşlarının ortasında olan bir çalışanın kıdemli bir pozisyonda olması oldukça zordur. Toplumun genel algısına göre, genç bir insan, yeterli deneyime sahip değildir. Fakat bir 50 yaşındaki erkek çalışan, aynı görevi yıllardır yapıyor olsa bile, yalnızca yaş farkı nedeniyle daha fazla saygı ve fırsat alabilir. Bu tür bir çeşitlilik engeli, meslek kıdeminin farklı gruplar arasında dengesiz dağılmasına neden olur.
Sosyal Adalet ve Meslek Kıdemi
Sosyal adalet, yalnızca belirli grupların değil, tüm bireylerin eşit fırsatlara sahip olmasını amaçlar. Meslek kıdemi de bu adaletin bir parçasıdır. Bir kişinin kıdemini kazanabilmesi için yalnızca işyerindeki süresi değil, aynı zamanda aldığı fırsatlar, eğitim olanakları ve destekle de doğrudan ilişkilidir. Meslek kıdemi, genellikle kimlerin daha fazla eğitim alıp, hangi fırsatlara erişim sağladığını da gözler önüne serer.
Sosyal adalet perspektifinden bakıldığında, meslek kıdemi her zaman adil dağıtılmamaktadır. Örneğin, aynı işyerinde çalışan ve aynı görevde yer alan bireylerin aynı fırsatları alması beklenir. Ancak, bazen bazı gruplar, ekonomik durumları, eğitim geçmişleri ya da toplumsal yerleşimleri nedeniyle daha az fırsat elde ederler. Bu durum, meslek kıdeminin daha hızlı ve adil bir şekilde kazanılmasını engeller.
İstanbul’dan Örnekler
İstanbul’da, gün içinde sokakta gözlemlediğim birkaç farklı örnekle meslek kıdeminin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle nasıl şekillendiğine dair somut bir bakış açısı geliştirmek mümkün.
Bir sabah, Beyoğlu’ndan Kadıköy’e doğru giden otobüste, yaşlı bir adam ve genç bir kadının sohbetine kulak misafiri oldum. Yaşlı adam, yıllarca aynı sektörde çalıştığını, fakat artık gençlerin iş bulmasının daha kolay olduğunu söylüyordu. Genç kadın ise, özellikle kadınların kıdemli pozisyonlara gelmesinin zor olduğundan bahsediyordu. Bu sohbet, meslek kıdeminin toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğini, toplumun bir kesiminin daha fazla fırsat bulduğunu gösteriyordu.
Bir diğer gözlemimde ise, bir işyerinde kıdemli bir pozisyona yükselmek için sadece deneyim değil, aynı zamanda iş arkadaşlarının “doğru kişi” olması gerektiği vurgulanıyordu. Bu durumda, çeşitlilikten yoksun olan bir işyerinde meslek kıdemi kazanmak, belirli bir gruba ait olmayan çalışanlar için neredeyse imkansız hale geliyor.
Sonuç
Meslek kıdemi, yalnızca bir çalışanın işyerindeki deneyimini değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle de doğrudan ilişkilidir. İstanbul sokaklarında, işyerlerinde ya da toplu taşımada yapılan her sohbette, meslek kıdeminin bu dinamiklerle şekillendiği görülmektedir. Her birey, eşit fırsatlarla meslek kıdemini kazanabilmeli, ve bu süreç, toplumsal adaletin bir parçası olarak, toplumsal cinsiyet ve çeşitlilik gibi faktörlere dayalı engellerden bağımsız olmalıdır.