İçeriğe geç

İngilizcede film nasıl denir ?

İngilizcede Film Nasıl Denir? – 25 Yaşında, İzmirli Bir Gençten Eğlenceli Bir Bakış

Herkese merhaba! Bugün, belki de her gün içinde yer alan ama bir türlü tam olarak nasıl kullanıldığını çözmediğimiz o sihirli kelimeyi konuşacağız: film. Ama önce, biraz beni tanıyın. Ben İzmirli, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapıp gülmekten ölen, ama her şeyi aşırı düşünen bir gencim. Kendi içimde sürekli, “Neden şu kelimeyi böyle kullanıyoruz? Bunu doğru söyledik mi? Acaba yanlış mı oldu?” diye tartışmalar yaparken, İngilizce’deki bazı temel kelimelerin nasıl kullanıldığı hakkında da esprili bir yazı yazmak farz oldu. Tabii ki, bazen durup “Yahu bu yazıyı kim okur, ne işime yarar ki?” diye de düşünüyorum. Ama bakın, “İngilizcede film nasıl denir?” sorusunu cevaplamak için komik anılar ve iç seslerle dolu bir yolculuğa çıkalım.

İngilizce’de “Film” Nedir? Yoksa “Movie” Mi?

Öncelikle, İngilizce’de film ve movie kelimeleri arasında ciddi bir fark var mı? “Aaa, işte burada” diyenler var, değil mi? Hadi gelin, buna biraz açıklık getirelim.

Kafalar karışmasın, İngilizce’de hem film hem de movie kelimeleri, Türkçede “film” olarak kullandığımız şeyle aynı anlama gelir. Ama işin ilginç tarafı, her iki kelimenin kullanımında da küçük farklar var.

Film

Film, biraz daha sinematik ve sanatsal bir yaklaşımı ifade eder. Mesela Cannes Film Festivali’nde bir film izlemek, klasik bir sinema deneyimi yaşamak anlamına gelir. “Film” kelimesi, genellikle bu tür yaratıcı projeleri tanımlar. Yani, film deyince aklımıza, “Evet, bu bir başyapıt, izlerken gözyaşlarını tutamazsınız!” gibi ağır sözler gelebilir.

Örnek:

I watched a great film last night. It was an emotional drama.

(Dün gece harika bir film izledim. Duygusal bir drama idi.)

Movie

Movie ise biraz daha gündelik bir kelimedir. Özellikle Amerika’da, bir sinemaya gidip bir şey izlemeyi ifade ederken, genellikle movie kullanılır. Yani, sinemada film değil, movie izlersiniz. Bu da demek oluyor ki, movie daha çok eğlenceli, sıradan, popüler ve bazen “tamam, sadece vakit geçirmek için izlediğim bir şey” anlamına gelir.

Örnek:

Let’s watch a movie tonight! I’m in the mood for something light-hearted.

(Bu gece bir film izleyelim! Biraz daha eğlenceli bir şey izlemek istiyorum.)

Ama Bir Dakika, “Movie” Ya da “Film” Değil, “Flim” Değil Mi?

Evet, arkadaşlar! Hadi şimdi de konuya biraz dağılalım. İzmirli olmanın verdiği avantajla, kelimeleri doğru telaffuz etmek çok önemli, ama bazen o kadar eğlenceli olabiliyor ki… Bunu sadece bir İzmirli anlayabilir. Şimdi, bir arkadaşımın beni “flim” demesiyle ilgili komik bir anıyı paylaşayım:

“Abi, bu akşam flim izleyelim, ya da ne diyoruz ona?”

“Flim mi? Ne diyon sen?”

“Ya işte o film işte, en son ‘flim’ diye geçiyordu.”

Bunu diyene kadar, sabah 9’daki kahvemi içip uyanamadım. Fakat… işin komik yanı şu: Aynı şekilde, Türkçede “sinema” yerine “sinema” diye de yanlış kullanılan kelimeler çok olabiliyor. Yani, bazı İngilizce kelimeler tam olarak doğru söylenmediğinde, işin içinden bir hayli karışık çıkabiliyor. Neyse ki, “flim” sadece bir anıydı.

İngilizcede Film İzlerken Ne Söyleriz?

Tamam, şimdi işin içine biraz da film izleme işini katalım. Bir arkadaş grubuyla film izlerken, “Hadi film izleyelim” demek yetmez tabii ki. Peki ne deriz?

“Let’s watch a film!” – Bu cümlede film, biraz daha sanatsal ve kaliteli bir şeye gönderme yapıyor olabilir.

“Wanna watch a movie?” – Eğer daha gündelik, “Bunu izleyelim” gibi bir şey yapmak istiyorsanız, movie kullanabilirsiniz.

Tabii ki, İzmir’in çok kültürlü ortamında “hadi film izleyelim” dedikten sonra, herkesin aklına gelen ilk şey genellikle ya eski Türk filmleri ya da en son izlediğimiz komik YouTube videoları oluyor. O yüzden bazen şunu da diyebilirsiniz:

“Let’s watch a classic Turkish film!” (Yani, Aydın Doğan’ın 80’lerin ortalarında çevirdiği, bir garip dönemin sineması.)

Sinema ve Movie Night: İzmirli Gençlerin Vazgeçilmezi

İzmir’de olmak, bir film izlerken en yaratıcı anları yaşamak anlamına geliyor. Hele ki arkadaşlarla sinemaya gitmek! Bazen, 4 kişi bir araya gelip, sinemada film izlemek için 15 dakikalık bir tartışma yapabiliyoruz. Konu, genelde şu olur:

“Hangi film?”

“Romantik komedi mi?”

“Haa, yok, ıyy, onu izlemem.”

“Peki o zaman aksiyon, ama hem de komik olsun!”

“Abi, bir düşün ya, film zaten 90 dakika. 30 dakika neyi tartışıyorsunuz?”

Bazen, “Bu kadar güzel bir film izleyebilir miyiz?” demek yerine, sadece “movie night” başlatıp evde oturup, Netflix’ten bir şeyler açıyoruz. Klasik İzmirli gençler ne yapar? Yahu, film izlerken bir yandan çerez yer, bir yandan da “Vay be, şu karakter ne yapacak acaba?” diye konuşurlar.

Bir Kelime Üzerine: İngilizce’de Film ve Movie Farkı

Peki, neden bu kadar farklı kullanıyoruz? Aslında ikisi de dilde geçerli, ancak bunlar kültürel ve dilsel farklardan kaynaklanıyor. Örneğin, “movie” kelimesi daha çok Amerika’da yaygınken, “film” daha çok İngiltere ve Avrupa sinemasında kullanılmaktadır. Bu aslında İngilizcenin bölgesel farklarından bir tanesidir.

Sonuç: Herkesin Bir Filmi Var!

İngilizce’de film ya da movie demek, aslında o anki ruh halinize, hangi türde bir şey izlemek istediğinize göre değişiyor. Kısacası, önemli olan doğru zamanı ve kelimeyi kullanmak… Yoksa, “Flim” demek gerçekten de garip olabilir. 🙂

Unutmayın, her film bir hikaye anlatır, her hikaye bir duyguyu hissettirir, ve her duygunun da bir dili vardır. Hangisini izlerseniz izleyin, hem film hem de movie her iki kelime de birer “anı” yaratmak için var.

Şimdi, gidip bir film (ya da movie) izlemeli miyiz? 🙂

Bu içeriğimizle “İngilizcede film nasıl denir” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Ozaqua okurlarına sevgilerle!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.nethane.net https://fefo.com.tr https://famo.com.tr Sitemap
hiltonbetgiris.liveTürkçe Forum